Sırrı Süreyya Önder: Aysel Tuğluk’un annesinin mezar yeri için bizden 50 bin TL istediler.

İnsan Hakları Okulu’nun konuğu olan Önder, “OHAL sürüyor” demenin, kararnameyle gelen olağanüstü halin kararnameyle gideceği anlamını taşıdığını belirterek “Faşizm kararnameyle gitmez” dedi.


İnsan Hakları Okulu (İHO) YouTube kanalında, 2021’in insan hakları gündemini sinemacı, yazar, siyasetçi Sırrı Süreyya Önder ile konuştu.

İHO; 2021’de Türkiye’de yaşanan insan hakları olaylarını, İnsan Hakları Okulu’na emek vermiş yirmi altı akademisyen ve hak savunucusuna danıştı.

İHO, bu isimlerin önerilerinden yola çıkarak 2021’e ilişkin belirlenen on insan hakları sorununu Sırrı Süreyya Önder’e sordu.

2021’de yaşanan hak ihlalleri konuşuldu

Programda Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’da simgeleşen siyasi rehinelik davaları, Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi, Garibe Gezer’in Kandıra Cezaevi’nde intihara sürüklenmesi ve cenazesinde yaşananlar ele alındı.

Öte yandan Aysel Tuğluk ile birlikte sembolleşen hasta mahpuslar, HDP üzerindeki baskılar, pandemide yaşanan hak ihlalleri, 2021’de daha da derinleşen yoksulluk, mültecilere karşı ırkçı saldırılar, Boğaziçi Direnişi, bir türlü bitmeyen OHAL’in anlamı ve 2021’de yaşanan ekolojik felaketler de konuşulan konular arasında. 

30 dakikada 365 günü değerlendiren Sırrı Süreyya Önder, insanlık dışı hapishane koşullarından Türkiye’nin siyasal rejiminin temel belirlenimlerine kadar Türkiye’de insan hakları ve demokrasi mücadelesinin zorluklarına ve olanaklarına değindi.

Gerçek anlamda faşizmi deneyimlediğimizi belirten Önder, OHAL’in sürdüğü iddiasını terk etmek gerektiğini vurguladı.

OHAL sürüyor demek kararnameyle gelen olağanüstü halin kararnameyle gideceği anlamını taşıdığını belirten Önder, “Faşizm kararnameyle gitmez” dedi.

Aysel Tuğluk’un sağlık koşullarına karşın hukuksuz biçimde hapishanede tutuluyor olmasıyla ilgili olarak ise “Toplum olarak oturup hangi belediye başkanını cumhurbaşkanı yapacağız tartışmasından önce insanlık borçlarımızın bir envanterini yaparsak netice alırız” dedi.

Önder, Tuğluk’un annesini kaybettiği gün cenaze töreninde yaşanan faşist saldırı sonucu sağlık sorunlarının başladığını belirtti.

“Ben o döneme şahidim, bir çok süreci ben yürüttüm. Bizden mezar yeri için 50 bin TL para istediler. Para önemli değil, niyetlerini görmüş olduk. Türkiye toplumunun Aysel’e iki borcu var, biri özür, diğeri ise özgürlüğü geri vermektir. Aysel Tuğluk, hayatını barışa adamış, demokrasiye adamış bir siyasetçidir. 5 bin imza değil, 500 bin imzadan fazlasını yapmak gerekir.”

Bizi Takip Edin!
Son Haberler
%d blogcu bunu beğendi: