İmamoğlu, İstanbul’u bekleyen en büyük tehlikenin Kanal İstanbul olduğunu söyledi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kenti bekleyen en büyük sorunlardan birinin “Kanal İstanbul” olduğuna vurgu yaptı.

Kanal İstanbul’un, şehir ve ülke için büyük bir tehdit olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “İstanbul’a bugün var olan ulaşım aksları; yani caddesi, sokağı vesairesine yüzde 20 daha artı bir yük getirecek. Su ihtiyacından, kanalizasyon ihtiyacından vesairesine kadar, 2-2,5 milyonluk bir kent… Ki hiçbir zaman bu tür tasarımlar, çizildiği hatta kalmaz. O bir virüs gibi devam eder” dedi.

İmamoğlu; TBMM CHP Grup Başkan Vekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay, İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun katılımlarıyla, Kabataş-Mecidiyeköy metro hattında incelemelerde bulundu.

Burada konuşan Ekrem İmamoğlu: “Bugün Mecidiyeköy, Fulya Yıldız ve Beşiktaş-Kabataş üzerinden devam eden hattımızdayız. Bu hat üzerinde birkaç önemli unsur var. Bir tanesi; Beşiktaş’taki tarihi kazı. Ne yazık ki bunun zamanı belirlenemiyor. Yani çok ince bir iş. Gerçekten tarihi çok önemli kalıntılara orada ulaşıldı. Ve bu sürece dair de o ince çalışma, yoğun bir biçimde ediyordu. Kazı durmuştu biz aldığımızda. 2020’de kazıyı başlattık nisan, mayıs gibi. Ve gerçekten yoğun bir kazı çalışması orada sürüyor. Aynı şekilde Kabataş’ta da bir kazı çalışması var. Oradaki daha hafif bir süreç. Yani Beşiktaş’taki gibi kalıntıları aynı derinlikte değil. Aynı tarihi geçmişe de sahip değil. Tahminimiz, oradaki kazıların 4-5 ay içerisinde bitecek olması. Burada, Fulya’yı ve Yıldız’ı biz bu yıl sonuna yetiştirip, bu hatları, bağlantı şekliyle Mecidiyeköy’e gidiş-geliş yapacak bir biçimde, bir nevi Mecidiyeköy-Mahmutbey’den gelen vatandaşımızı hem Fulya’ya hem Yıldız’a 7-8 dakikalık bir aktarmayla ulaştırmış olacağız. Beşiktaş’taki kazının belirsiz olması nedeniyle, oradaki istasyonumuzun ne yazık ki açılış tarihini şimdi belirleyemiyor. Ama Kabataş’la ilgili daha hızlı hareket edeceğiz. Dolayısıyla Kabataş’ı da 2024’e hazırlamak istiyoruz. Orada bir kısım proje tartışmaları yaşandı. Bu proje tartışmaları sonucunda önce bir proje yapıldı. Buna büyük bir tepki gösterildi. Sonra bir başka proje yapıldı. O da transfer merkezi ihtiyacını karşılayan bir boyutta değildi. Sonra biz, Kabataş’a bir proje çalıştık. Uzun bir çalışma yürütüldü orada. Gerçekten hem çevreci hem de çevreyi rahatsız etmediği gibi, transfer merkezi ihtiyaçlarını da çözen bir proje oluşturduk. Bu arada inşaatı başladı. Yani kuruldan izinleri çıktı. Dolayısıyla eş güdümlü bir şekilde hem Kabataş’taki bu transfer merkezimiz bitecek hem de bu bahsettiğim 2024’e kadar Kabataş’a ulaşan bu hat, bir nevi insanlarımızı Mahmutbey’den Kabataş’a kadar ulaştırmış olacak Bütün bu ulaşım aksiyonları, İstanbul’un yoğunlaşan nüfusuna çözüm bulma gayreti” diyen İmamoğlu, “Burada özellikle hem Cumhuriyet Halk Partisi hem İYİ Parti, ki gerçekten Millet İttifakı’nın ana unsurları olan iki kıymetli partimizin bir arada olduğu noktada şunu söylemek isterim ki; şehrimizi tehdit eden, kentleşmeyi vahşi hale getiren, bugünkü koşullarda dahi neredeyse 20 milyon aktif nüfusu besleyen ve konut rezerviyle bunun çok daha üstünde de rezervi olan bir kente ilave sorgusuz, sualsiz, araştırmasız bir takım rezervlerin katılmak istenmesi, katılmasının istenmesi bu şehrin var olan sorunlarına çözüm bulmaya çalışırken, yeni sorunlarla boğuşmaya dönük bir kapı aralamadır. Bu, büyük bir sorun. Bu büyük bir tehdit. Yani ne yazık ki yapılmasında, Montrö Antlaşması’nın ne kadar böyle hani lüzumsuz vesaire gibi cümlelerle anıldığı noktada, bugün aslında ne kadar tarihi bir mirasın bize kaldığını, uluslararası platformda da görüyoruz. O işin ayrı boyutu. Ama çevresel etkisi, şehir yaşamına etkisi… Yani İstanbul’a bugün var olan ulaşım aksları; yani caddesi, sokağı vesairesine yüzde 20 daha artı bir yük getirecek. Yani bunun su ihtiyacından, kanalizasyon ihtiyacından vesairesine kadar 2-2,5 milyonluk bir kent… Ki hiçbir zaman bu tür tasarımlar, çizildiği hatta kalmaz. O bir virüs gibi devam eder. Yani o Çatalca’nın güzel ormanlarına doğru girer. Durusu’nun, o güzel Terkos’un etrafını işgal etmeye başlar. Şehirleşmenin İstanbul’daki seyrini, hepiniz en az benim kadar çok iyi biliyorsunuz. Bu bağlamda, bugünün ihtiyaçlarını çözen, bugün ihtiyaçlarını çözmeye dönük yeni projeler arayışında olan İstanbul şehrinin önüne, bu tür tehditlerin koyulmaması konusunda gerçekten hem Cumhuriyet Halk Partimizin hem İYİ Partimizin yüksek desteklerini de arzu ettiğimizi, istediğimizi belirtmek istiyorum. Bu güzel kaynak töreni önemli. İnşallah bu kaynağı burada attığımız gibi, bu yıl sonunda beraberce metro da burada bineceğiz ve bu seyahati yapacağız diye umut ediyorum” diyen İmamoğlu, “Burada emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, çalışma arkadaşlarımıza, emekçi dostlarımıza, yüklenicimize, müşavirimize, tabii ki Büyükşehir Belediyemizin çok kıymetli yöneticisinden, emekçisine; hepsine huzurunuzda teşekkürü borç biliyorum. Vakitler hızlı akıyor. Onun için hızlı bitirmeyi de biz çaba sarf ediyoruz, çaba ortaya koyuyoruz. Ama umut ediyorum; kaynattığımız en kuvvetli kaynaklardan birini, burada hem Cumhuriyet Halk Partisi hem Millet İttifakı’nın değerli üyesi İYİ Parti’yle beraber böyle sağlam bir kaynağı atmış olacağız diye de düşünüyorum” dedi.

Bizi Takip Edin!
Son Haberler
%d blogcu bunu beğendi: