✍️ Geride kalan 2021 yılı: Artan yoksulluk, durmayan hak ihlalleri, çözülen rejim ve geleceğe umutla bakış.

Türkiye 2022’ye girdiği saatlerde zam haberleri ile karşıladı yeni yılı. Dünden farkı ise zamların daha fahiş fiyatlarda yükselmesi oldu. 2021 ile derinleşen yoksulluk 2022’de kendisini daha derinden hissettirecek gibi görünüyor.

2021 denince akla bir kaç göze çarpan olay geliyor. Bu olaylar, küçümsenecek, yok sayılabilecek, gündem dışına itilebilecek boyutta değiller. Belki kimisi yıllarca konuşulacak bir yerde duruyor.

AKP-MHP rejimini sarsan ilk olay, devletin yetiştirdiği elemanınlarından Sedat Peker’in ifşaatları oldu. Peker, kendisine operasyon düzenlendiğini, verilen sözlerin yerine getirmediğini, evinin basılmasını kabul etmediğini söyleyerek, devletin nasıl mafyanın eline geçtiğini, faili meçhullerin nasıl işlendiğini, devlet-mafya ilişkisini ortaya döktü.

Yetmedi, kendisini sattığını söylediği İçişleri bakanı Süleyman Soylu’yu hedefine koyarak, Türkiye’nin uyuşturucu madde güzergahının ve satışının yerel ve bölgesel ayaklarını deşifre ederek, Soylu’nun parçası olduğu, rıza gösterdiği yasadışı ilişkileri bir açıkladı. Bürokrasinin, basın yayın organların kirli ilişkileri, kara para ve uyuşturucu transferleri Peker’in ifşaatları sonrası aylarca tartışılır oldu. AKP genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan ses çıkmazken, bu durumun kendisi AKP tabanında büyük bir yarılmayı açığa çıkardı.

HDP’ye Kapatma Davası

Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olan Halkların Demokratik Partisine kapatma davası açıldı. Başta HDP kurucuları olmak üzere, tutuklu ve tutuksuz yargılanan yüzlerce siyasetçiye kapatma davasıyla siyasi yasak getirilmesi gündeme alındı. Kapatma davası sonrası anketler HDP’nin yükselişe geçtiğini gösterdi.

“Good Bye Melih Bulu”

Yıl’a damgasını vuran bir diğer olay ise AKP Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Boğaziçi’ne AKP’li Melih Bulu’yu ataması oldu. Türkiye’de toplumsal muhalefetin gerilediği bir süreçte, bu karar öğrenci gençlik mücadelesi içinde olan, olmayan, bir çok genci bir araya getirerek, toplumsal demokratik hak arayışının tekrar filizlenmesinin önünü açtı. Öğrenciler tutuklandı, gözaltına alındı, çıplak aramaya maruz bırakıldı. AKP-MHP, kararlarının arkasında duracaklarını defaatle açıkladıktan sonra, sonuç Bulu’nun görevden alınması oldu.

“İstabul Sözleşmesi Bizim”

AKP-MHP rejiminin tepki çeken bir diğer adımı ise dünyada ve Türkiye’de büyük tepki gören İstabul Sözleşmesin’den 20 Mart günü çıkılması oldu. Kadın ve LGBTi+ hareketinin uzun mücadeleler sonucunda kazandığı İstanbul sözleşmesi kadın cinayetleri ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı kazanılmış yerde duruyordu. Kadınların, sözleşmenin iptaline cevabı ise 2021 25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslarası Mücadele gününde sokaklara çıkarak, büyük bir kitlesellikle İstanbul sözleşmesine sahip çıkması oldu.

Hak İhlalleri Arttı

2021 Yılı, Türkiye’de hak ihlallerinin en çok artığı ve hukukun ayaklar altına alındığı yıl olarak geride kaldı. Başta HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş olmak üzere Osman Kavala’ya yönelik Avrupa’dan çıkan kararlar yok sayıldı, kabul edilmedi.

Siyasi parti üyeleri, aktivistler polis tarafından kaçırılıp fiziki, psikolojik işkenceye tabi tutuldu, kaybedilmek istendi. Irkçılık ve mülteci düşmanlığı yıl boyunca artış gösterdi, yeni kurulan siyasi parti temsilcileri mültecileri hedef gösterdi, politikalarını mültecileri geri göndermek üzerine kurdu. Hapishanelerde ölümler ve tutsaklara saldırılar arttı, tahliyesi beklenen tutsakların tahliyeleri yakıldı. Hapishane’de kalamaz raporu verilmesine rağmen siyasi tutsak Aysel Tuğluk’un sağlık sorunları olmasına rağmen tahliye edilmedi.

Doğa Düşmanlığı

AKP iktidarıyla beraber doğaya ve yaşam alanlarına yönelik fütursuzca yaklaşım ve rant odaklı politika 2021 yılında da artarak sürdü. İkizdere’de başlayan direniş ve sahiplenme kriminalize edilmeye çalışırken, Ege ve Akdeniz’de başlayan orman yangınları 11 günün sonunda söndürüldü. Binlerce hektar alan küle dönerken, yangınlar yerleşim yerlerine sıçradı. Bu yönetememe durumu AKP iktidarının 20 yıl boyunca doğa için tek bir önlem almadığını bir kez daha gösterdi.

Deniz Poyraz Katliamı

AKP iktidarı tarihinde bir çok suikast ve faili belli olmayan katliam ve cinayet yaşandı. En sonuncusu HDP İzmir il binasında, Suriye’de eğitim aldığı söylenen Onur Gencer’in il binasına girip, Deniz Poyraz’ı katletmesi oldu. Katliam sonrası, siyasi infazların tekrar gündeme alındığını gösteren bir tablo açığa çıktı. AKP – MHP’nin eriyen kitle tabanı ve çözülüşü bu tür girişimlere sessiz kalmalarıyla fail-yönlendiren bağlantısını oraya koydu. Türkiye’de yeni dönemde siyasi cinayet girişimleri ve kontra faaliyetler son olarak HDP’nin İstanbul Bahçelievler binasına yönelik gelişti.

Merkez Bankası Başkanı Aranıyor”

2021 yılı Türkiye tarihi açısından Türk Lirasının en çok değer kaybettiği yıl oldu. Dolar yılın sonuna doğru 19 TL’yi geçerken, Euro 20 TL’yi aştı. Yıl içinde 4 sefer merkez bankası başkanı değişti. Artan enflasyon ve dolar kuru, ekonomik krizin daha fazla derinleşmesine neden oldu.

Yakalaşan Fırtına

Sıraladıklarımız ve sıralayamadığımız bir çok gelişme, toplumsal sorun, AKP-MHP rejiminin sorunların çözümünden çok, sorun yarattığını ve yaratacağını, sorunun temel öznesi olduklarını ve kaçınılmaz olarak sonlarının yaklaştığını gösteriyor. Yaşanılan süreçler, AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın politikaya yön verememesi ve politik olarak mağlubiyetin ona göz kırptığının çağrısını yapıyor. Mevcut rejimin yaklaşan fırtınanın karşısında durması olası görünmüyor.

Bizi Takip Edin!
Son Haberler
%d blogcu bunu beğendi: