EŞİK: Devlet, kadınları güçsüzleştirecek adım atmamalı

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) gönüllüleri Serap Dalkılıç ve Aydan Barut, AKP’nin boşanan kadınlara bağlanan yoksulluk nafakası dahil olmak üzere, Medeni Yasa’da yapmak istediği değişikliklere karşı siyasi parti ziyaretlerini sürdürüyor.

Ziyaretlerine Türkiye İşçi Partisi’ni (TİP) ziyaret ederek başlayan EŞİK gönüllüleri, bu kez de CHP’yi ziyaret etti. TBMM’de yapılan ziyarette EŞİK gönüllüleri, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka tarafından karşılanırken ziyaretin ardından da TBMM’de basın toplantısı düzenlendi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, EŞİK Platformu üyelerinin, kadınların taleplerini duyurmak için Meclis’te olduklarının altını çizerek, “Biz duyduklarımızdan etkilendik, bildiklerimizden daha büyük risk olduğunu anladık” dedi.

EŞİK gönüllüsü Serap Dalkılıç, mecliste yaptığı konuşmada “Bizler kadın hakları mücadelesi gönüllüleri olarak bu çatı altında ilk kez bulunmuyoruz” dedi ve “Burada olduğumuz için önemli kazanımlar elde ettik ama bugün bu kazanımları savunmak için buradayız. Geçtiğimiz 10 yıl zarfında dini nikahtan önce belediye nikahının yapılması zorunluluğunun fiilen kaldırılması, müftülük nikahının yasalaşması gibi adımlarla Medeni Kanunu’nun laiklik ilkesini ve kadın erkek eşitliğini garanti altına alan niteliği tek kelimeyle aşındırıldı. Nafaka hakkının gaspı da bunlardan birisi. Kamuoyunda yoksulluk nafakasının evlilik süresine bağlanması üzerinden konuşulan sözüm ona reform paketi, kadınlar açısından vahim iki başlık içeriyor. Bunlardan birisi aile arabuluculuğu, diğeri de boşanmanın kolaylaştırılması. Kadınlar bıçak kemiğe dayanmadan zaten boşanmıyorlar. Aile arabuluculuğu içinde şiddet olan evliliklere kadınları mahkum kılacak, erkek avantajlı olacak. Devlet kendi eliyle kadınları güçsüzleştirecek bir adım atmamalı. Arabuluculuk sürecinde kadınların can güvenliği büyük bir risk altında olacak. Aile arabuluculuğu kadın cinayetlerini artıracak. Boşanma davası süresince ödenen tedbir nafakası ise hepten buharlaşacak, yok olacak. Boşanma davalarının uzun sürmesinin nedeni erkeklerin ekonomik hakları vermek istememesinden kaynaklanıyor. Yani yargıyı meşgul eden kadınlar değil, erkekler. Çocuklar için ödenen iştirak nafakası sanki kadına ödenmiş gibi anlatılıyor. İktidarın hazırladığı taslakta nafakada süre sırının çocuklar için de geçerli olacağı söyleniyor. Şimdi açıkça görüyoruz ki; hükümet çocuklarına dahi nafaka ödemek istemeyen erkekleri koruyor. Erkekler çocuklarına nafaka ödemek istemiyorlar” ifadelerine yer verdi.

Diğer EŞİK Gönüllüsü Aydan Barut da kadın kazanımlarını savunmaya devam edeceklerini ifade ederek, “Hak ettiği halde birçok kadına nafaka bağlanmamakta ya da şiddet tehdidi ile kadınlar bu haklarından vazgeçirilmektedir. Bağlanan nafaka miktarları da yetersizdir ve nafakaların tahsilinde sayısız sorunlar yaşanmaktadır. Kurulacak nafaka fonundan kadınlara nafaka bağlanması ihtimali kadınlar üzerinde muvazaalı boşanma baskısı yaratılmasına neden olabilecektir. Dul-yetim maaşında olduğu gibi, yapılacak muvazaa araştırmaları kadınların özel yaşamlarının sürekli gözetim altında tutulması, kadınların keyfi ‘genel ahlak’ kriterleri altında yaşamaya zorunlu bırakılması gibi sorunlar doğurabilecektir. Milletvekillerini içlerinde açıkça Medeni Yasa’nın lağvedilmesi, dini hukukun uygulanmasını, çok hukukluluğu, erkeğin reis olduğu aile modelini, erkek çokeşliliğini, kadınlara 3 ay, çocuklara 9-12 yaşına kadar nafaka ödenmesi gerektiğini savunanların da olduğu marjinal bir erkek grubunun propaganda tuzaklarına düşmemeye çağırıyoruz. Tüm muhalefet partileri olarak tek tek ve hep birlikte, zaman yitirmeden, kanunun Meclis’e gelmesini beklemeden çalışmaya başlamaya davet ediyoruz. Milyonlarca kadını ve çocuğu ilgilendiren bu yaşamsal konuda kamuoyuna net açıklamalar yapmaya, kadın hareketinin yanında yer almaya çağırıyoruz.” dedi.

Bizi Takip Edin!
Son Haberler
%d blogcu bunu beğendi: