Ağrıyı hafifleten rooibos çayı strese de iyi geliyor

Benzersiz bir Güney Afrika bitkisi olan Rooibos çayı esas olarak ülkenin Western Cape eyaletinin Cederberg bölgesinde yetişiyor. Lezzeti pek çok damağa hitap ederken insan vücuduna faydası ile de dikkar çekiyor. Kafein içermiyor. Araştırmalar, bu çayın anti-inflamatuar (İnflamasyonu ve ödemi azaltan maddelerin ve tedavilerin ortak adı) özelliklere sahip olduğunu kanıtladı.

Endişe derecesini önleyebiliyor

Ayrıca ağrıyı hafiflettiği ve alerjileri azalttığı da bulunan  rooibos kalp sağlığına da iyi geliyor .

theconversation’da yer alan bir çalışmaya göre , rooibos çayı – özellikle fermente edilmemiş veya yeşil rooibos – kaygıyı azaltmaya da yardımcı olabilir. Çalışmada su yerine etanol kullanılarak hazırlanan bu çayın anksiyolitik özelliklere sahip olduğu bulundu. Bu, bir kişinin yaşadığı endişe derecesini önlediği veya azalttığı anlamına gelir.

Yine de çayın insanların üzerindeki etkisi için tam bir sonuca varılmadı. Kaygının şiddeti herkeste farklılaştığı için çalışmada insan denekler kullanılmadı. İnsanlar üzerinde yapılacak bir çalışmada sağlam bir sonuca varmak için çok fazla katılımcı ve maaliyet gerktiğini sebebiyle denek olarak zebra balığı kullanıldı.

İnsan genleri ile zebra balığı genlerindeki benzerlik

Bunun nedeni ise bu küçük, çizgili tropikal balıklar, genetik olarak insanlara oldukça benzer.  İnsanlarda hastalığa neden olduğu bilinen genlerin %80’inden fazlasını zebra balıklarında benzer genler temsil ediyor.

Bu gerçek, Stellenbosch Üniversitesi Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi’ni bir yıldan daha uzun bir süre önce Zebra Balığı Araştırma Birimi’ni kurmaya sevk etti. Gelişmiş analitik farmakoloji, toksikoloji, terapötik hedef tanımlama ve ilaç keşfini içeren çeşitli çalışmalar devam ediyor. Bu çalışma, laboratuvar kaynaklı ilk çalışmalardan biri

Çeşitli veriler

Araştırma grub psikolojik stres ve kronik inflamatuar hastalık arasındaki bağlantıyı araştırıyor. Güney Afrika için önemli bir çalışma bu. Güney Afrika Depresyon ve Anksiyete grubu , altı Güney Afrikalıdan birinin anksiyete veya depresyondan muzdarip olduğunu tahmin ediliyor. Ayrıca, TB, diyabet ve solunum yolu hastalığı gibi Güney Afrika’daki mevcut en önemli 10 ölüm nedeninin hepsinde ortak özellik olarak inflamasyon öne çıkıyor.

Rooibos çayı tarlalarında çalışan bir çiftçi

Zebra balığı, özellikle nörolojik ve inflamatuar durumlar bağlamında ilaç keşfi için ideal bir tür olarak görünüyor. Yalnızca davranışsal değerlendirmeyi ve belirli tedavilerin nasıl çalıştığını görmeyi değil, aynı zamanda aşırı doz ve potansiyel tedavilerin uzun süreli kullanımının risklerini değerlendirmeyi de içeren kapsamlı testler yapılabiliniyor.

Bu nedenle, rooibosun kaygı üzerinde herhangi bir olumlu etkisi olup olmadığını görmek için zebra balığı modelleri kullanılmaya başlandı.

Araştırmaların çoğu, zebra balıklarının henüz duyarlı bir hayvan olarak kabul edilmediği erken larva aşamasında yapıldı.

Bunun nedeni ise etik bir kaygı.

Söz konusu aşamada bu canlıların acıyı deneyimlememeleri belirleyici oldu.

2 mm uzunluğundaki zebra balığı larvalarını küçük bir tabağa farklı konsantrasyonlarda rooibos daldırıldı.


kavrulmuş rooibo çayı


Larvaları kısa süreler boyunca değişen parlak ışık ve karanlığa maruz bırakmayı gerektiren bir endişe modeli kullanıldı. Ardından rooibos’ta yüzen larvaların davranışlarını takviye edilmeyen larvalarınkiyle karşılaştırarak sakin kalıp kalamayacakları değerlendirildi. Normalde bu modelde, larvalar parlak ışıkta “donar” ve bunu karanlık dönemlerde hiperaktivite izler. Ancak rooibos ile tedavi edilen larvalar donsalar da endişeli hiperaktivite sergilemedi.

Oksidatif stres

Uzmanlar belirli bir mekanizmayı araştırmak için canlı larvaların davranışını kullanarak bir test gerçekleştirdiler. Sinyalleri, reseptörünü güçlendirerek veya bloke ederek manipüle edilebilen “iyi hissettiren” bir nörotransmiter, GABA . Reseptör bloke olursa, larvalar hiperaktif nöbet benzeri bir davranış sergiler. Çalışmamızda, rooibos bu yanıtı tamamen önleyebildi – aslında, GABA ile çalıştığı bilinen bir anti-epileptik ilaca benzer sonuçlar gösterdi.

Davranış testleri, oksidatif stres ve antioksidan aktivite için tüm vücut analizlerinin yanı sıra insan hücrelerini kullanan bazı hücre kültürü çalışmaları ile tamamlandı. Bu modellerde, araştırmacılar, yeşil rooibosun insan nöronlarını oksidatif strese karşı koruyabileceği gözlemledi.

Oksidatif stres yaşam boyunca artar ve aslında yaşlanmadan sorumludur, bu nedenle beyni oksidatif stresten koruyabilen bir ürün, yaşlanma sürecimizi esasen yavaşlatabilir.

Tıptaki ilerlemelerin yaşlanmamamıza izin verdiği bir dünyada, beynin yaşlanmasını önleyebilmek giderek daha önemli hale geliyor.

Birlikte ele alındığında, verilerimiz yeşil rooibos çayının işlevsel bir beyin gıdası olarak kabul edilebileceğini gösteriyor.

Araştırmalar sonucu strese iyi geldiği düşünülen yeşilçayın anksiyetede de sakinleştirici rol oynayabilir.

Bizi Takip Edin!
Son Haberler
%d blogcu bunu beğendi: